19 Şubat 2019 Salı

Bilmek ya da Bilmemek

Neler biliyormuşum da gizlemişim kendimden bunca zaman. Bakıyorum da öylesine yazılmış her şey bile senden. Sana değermiş.

Adın yokken bile lügatımda sana değermiş. Sadece senin için değermiş belki de. Ya da yanılıyorumdur.

Daha önce de yanıldığımız olmuştur, yanılırsak nolur, inan bilmiyorum.

Neler bilmiyorum da bilir gibi davranıyorum belki de. Bak, bunu da bilmiyorum. Denerim ama. Deniyorum. Bak bunun sözünü verebilirim. Her şey çok karışık ve bu hep böyleymiş belki de hep karışıkmış. Bir şeyin içine mi sürükleniyorum, sürüklenmek mi istiyorum, kaçmak mı, inan bilmiyorum.

Emin olabilmek benim için her şeyden öte, ve emin değilim. Bak yine de burda kalırım. Peki bu nasıl oldu, neden kalırım, yine bilmiyorum.

Hiç bu kadar bilmediğim olmamıştı ya da hiç bu kadar bildiğim. Alışılageldikten çok farklı her şey, senin için de, benim için de. Alışılageldik bir sondan fazlasına layığız belki de. İyi bir şey mi bu?

Kelimelerim hiç bu kadar anlam ifade etmemişti, ya da hiç bu kadar karışmamıştı.

Bilmiyorum.