Biri hayatında öyle çok yer alır ki onu taklit etmeye başlarsın. Bu öyle kendini kaybetmek gibi değil ama. Onun sözleri, onun hareketleri içine yerleşir. Her anını onunla geçirdiğinden ve onunla geçirmek istediğinden, ona ait bir şeyler sana bulaşır. İçindeki ona karşı olan özlemi bu şekilde dindiriyorsundur belki de. Ondan olanları benimseyerek.
Bir keresinde gülüşün ona benzediği için kendini izlemiştin defalarca, hatırla. Mesela o gülerken gözlerini kısar, sen de kısmaya başladın. Bak bunu bilerek yapmadın, zaten gülüşünü ne zaman ezberlemiştin?
Şimdi o hariç herkese benziyorsun, ona yabancılaşacak kadar uzaklaştın. Şimdi her davranışın bir yabancıdan parça. Ona benzemeyi, onunla bir olmayı isterdin. Artık başkalarının davranışlarını ezberin yapıyorsun. Artık o gülüş yok.
Bir tek yanında olmak istediğinin en uzağında olmasını bilir misin?
O hariç herkes var. Etrafında insanlar var ama yalnızsın, hem de yapayalnız. Oysaki sadece o yok. Ne kadar çok yok. Yokluğun bu kadar çok olduğunu bilmezdim.
Herkesten bir parça yerleşti, onun gülüşünün üstüne. Kaybetmek istemezdin o gülüşü ama bu da sürecin bir parçası. Sen bir tek ona benzemek isterdin. Kasedin üzerine yeni kayıt yapmak gibi.
Görsen tanımazsın. Görsem tanımam. Ben artık seni seven bana benzemiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder