kayık limanından uzak. ama korkusu geçmiş. fırtınası dinmiş. yağmur kayığa dolsa da batmamış. batacağın eminmiş, ama şimdi fırtına geçmiş.
limanı uzak. limanı imkansız. ilerledikçe yeni bir limana rastlayacağını biliyor. ilerlemek zor. uçsuz bucaksız bir denizin ortası. önceden okyanus sanarmış, deniz olduğunu bilmek rahatlatmış.
ne yöne gitse kayıp. limandan uzaklaştığı gece -ya da atıldığı gece- en kötü fırtınasına tutulmuş. ama orda da kayıpmış, savrulmuş, tek başına kalmış. olduğu yerde yalnız kalmaktansa yolda yalnız kalmak iyiymiş. yol bir yere varacak umudu, seni yalnız bırakmaz.
her gün fırtına çıkar. her liman değişir. varolduğun limanın yeri ayrı, varacağın liman ayrı. belki yol güzeldir. deniz sakin. fırtına geçti. yine çıkar. ama batma. varacağın limanlar var daha.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder