11 Mayıs 2017 Perşembe

Mutsuz

Çok mutsuzdun o gün. Hatırladın mı? İstediğin hayata sahip olamayacağını fark etmiştin hani, canım dediklerinle kavga etmiştin ya da, asla anlaşılmayacağını düşünmüştün o an, hani dipte gibi hissetmiştin. Tam o anda ona koşmadın mı? Mutsuzum, tek mutluluğuma koşayım diye acele etmedin mi yanına giderken? Halbuki ayakların çöküp ağlaman için yalvarıyordu, kalbin koşarken sevdiğine. Yüz kasların onu görünce mutsuzluğu unutup göğe kanatlanmıştı, hatırla. Neye üzülmüştün? Hatırla. Hatırlayamazsın. O geldiğinde ne de mutlu oldun bir anda. Gülüşün karşılıksız kalınca sormuştun, nasılsın diye.

"Moralim bozuk." Sordun. Nedeni niyesi yok, hava kötü, günü kötü geçmiş, sol taraftan kalkmış ya da ne fark eder? Sonuçta mutluluğunun morali bozuk. Canının canı sıkkın. Sen de mutsuzdun, onu gördün unuttun. Ama şuan onun morali bozuk, ne yapsam da mutlu olsa'dan başka hiçbir cümle geçmiyor zihninden. Morali bozuk. Onun morali bozuk. Kalbini ellerinle söker uzatırsın, elinden gelse. Sırf gülümsesin diye. Ama sen zaten sevgini sundun, oysa seni görünce göğe kanatlanmıyor dudakları. Zorlama boşuna.

Acıttı içini değil mi, senin için onu görmek bile hüznünün geçmesiydi. Ama bak, o sadece mutsuz. Sen onsuzken o senleyken bile mutsuz. Bırak acısın için. Nasılsa onu görünce geçer.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder