Sarılmak çok güzel bir eylem gibi gelir bana hep. İçten gelen en güzel duyguların taşıp eyleme dönüşmesi. Sarılmak. İçinde ne çok şey barındırır.
Öylesine yapılan günümüz selamlaşma sarılmalarından bahsetmiyorum. Sadece kollarınla değil de, kalbinle de sararsın. Konuşulmayan her şey paylaşılır.Kelimeler olmadan her şey akar bir bedenden diğerine. Duygular arasında kurulan bir köprüdür sarılmak.
Karşındakinin ruhunun sıcaklığı kalbine dolar. Hüzünlüyken ya da sevinçliyken. Duygudaş olursunuz sarılmayla. Aynı yükü sırtlamak gibi. Soğuk bir akşam sobanın arkasında oturmak gibi bi sıcaklık bence paylaşılan. İçini açmak gibi. Oraya saklamak gibi karşındaki kalbi. İçindeki en güzel köşeyi ona ayırmak.
Koşa koşa, özlemini paylaşmak için sımsıkı sarılmak. Çok özlediğine koşmak, sarılmak. Ne güzel mutluluk öyle. Yapboz parçası gibi, sağındaki boşluğun onun solundaki kalbiyle dolmasını sağlamak. Gel, sar kollarını kalbime. Burası senin yerin.
Üzüntüden kavrulurken canın, sarılmak. Yanındayım hissi. Burdayım. Biri var benimle olan. Yorucu günün ardından yatağa bırakmak gibi kendini. Bütün o huzur hissi. Her şey geride kaldı, yarın yeni bir gün var bak. Kollarınla bu güveni vermek ona. Her şey güzel olacak sözü vermek gibi.
Sarmaşıklar en yakınındaki duvara sarılır ya hani. Sen de o güveni vermişsin, bak ben dimdik yanındayım, sana duvarım, gel sar beni. Gel, seni gökyüzüne ulaştırayım. Sar-ma-şık. Sarılmak çok şık bir eylem değil mi?
İçini açtığının boynuna atladığında, kollarını hissedemezsin ya sırtında. O sarılmadıysa, ne büyük hayal kırıklığı. Tüm hevesin kursağında. Sarıl-a-ma-mak. Neden sarmadı beni senin kalbin, oysa senin sıcacık minderin hazırdı onun için. Oysa en güzel yeri ona ayırmıştın. Oysa sen soba arkasına minder koymuştun onun için.
Soğuk bir duvar. Oysa soba arkasında ısınacaktın. Sarılamadın. Onun sobası soğukmuş, ya da sana yeri yokmuş. Karşındaki kalp kapı duvar. Sarılmak. Sarıl-a-mamak. Sarmaşık. Sarılamadık.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder