15 Ocak 2017 Pazar

Mavim Kararırken

Suların en dibinden, göğün en tepesine ulaşıyor hayalin. Denizler kaplıyor içimi. Damarlarımda mavilik var. Zihnimde sanki tüm gökyüzü. Mavimsin sen benim. Gökyüzüne bakma sebebimsin. Denizi izleme sebebimsin. Her bir dalga kıyıya vurdukça sen de zihnime vuruyorsun. Gök, yüzünde senin. Deniz kokunda.

Yürüyüşünü ezberlediğim adam, sırtı dönük, uzaklaşıyor benden. Attığı her adım onun hayatımızın kesiştiği yerden uzaklaşmasını sağlıyor. Geleceğimizi tek taraflı feshediyor, bende bıraktığı acıları umursamadan. Ve benim sesim yok. Kelimelerim ağzıma tıkalı. Öyle kalakalmışım ardından baktığımın. Söylemek istediklerim var. Ardından bağırmak istediklerim. Oysa kayboluşunu izliyorum sadece, buğunun ardından.

Hiçbir şey değişmedi sen beni parçalara ayırıp benden gittiğinden beri. Hiçbir şey. Hala paramparçayım, soracak olursan. Etrafım kendi kırıklarımla çevrili. Adım atacak hiçbir yerim yok. Kendi kırıklarıma batmaktan korkuyorum. Kanamaktan korkuyorum. İçimden kopup giderken sen, yeterince kanatmamışsın gibi. Sanki damarlarımda senden başka bir şey kalmış gibi. Vücudumdaki dolaşımda eksik olmayan tek şey sensin hala. Kalbim hala senin için atıyor, hala senin sevdanı pompalıyor tüm vücuduma.
Zihnimdeki her bir düşünce hala sen. Kırıklarıma bakınca seni görüyorum. Kendime bakınca seni görüyorum. Yerden göğe kadar sen!

Beni saran kollarının yerini yokluğun sardı. Uzayın derinliklerinde kaybolmuş biriyim ben şimdi. Tüm o büyüleyiciliğine rağmen evren beni kabul etmemiş gibi hissettiriyor yokluğun. Evin dışlanmış tek çocuğuyum sanki. Mükemmelliği görüyorum ancak ulaşamıyorum gibi. Seni tanıyıp kaybetmek de aynen böyle işte.

Kelimeler var etrafımda dolaşan. Notalar. Tüm ayrılık şarkıları bir araya gelse anlatamaz senin gidişini. Tüm şiirler dizilse mısra mısra anlatamaz yüreğimdeki acıyı.
Oysa onca his var ki her şiirde senden olan. Oysa onca duygu var ki her şarkıda senden olan.
Canım yanıyor, kalbim sökülüyor. Defalarca kez çıkıyor yerinden, yerine geri dönmüyor. Tüm vücuduma yayılıyor birden acı. Kaşık kaşık sökülüyorum içimden.
Etim çekiliyor, damarlarım kopuyor. İğneler dolaşıyor tüm vücudumda. Ben yanıyorum. İnce ince, nakış işlenir gibi tüm vücuduma, her hücremle yanıyorum. Çizikler atıyorum ruhuma senin olmadığın her gün hatrına.

Kavruluyorum içimden. Siyah zift gibi doluyor mavi ruhuma.Kendi küllerimle sönmeyi bekliyorum. Kendi mezarımı örtecek küllerim, öyle umuyorum.

Bu nehir sen. Bu deniz sen. Sen, okyanus.

Bu bulut sen. Bu güneş sen. Bu ay, yıldızlar sen. Sen, gök.

Bu kaldırım taşı sen. Bu sokak sen. Bu şehir sen. Sen, dünya.

Bu karanlık... Bu yalnızlık...

Bu siyah yokluğun yutuyor tüm maviliğimi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder