Ben seni sevmedim.
Bana hiç olmayan yeni kelimeler ürettirdin, sözlüğüme kendi adınla tanımlattın en güzel duyguları. Kendimi bilinçli sanardım. Bunca yıl ayırdığım onca tuğlayla örmüştüm etrafımı ve dayanırdım en sevgili halime bile. Canım yanmasın diye canımı yaktım defalarca. Ve o da çok acıttı canımı. Ama asla başkasına yaktırmadım kalbimi.
Sol tarafımdan söktün tuğlaları. Ben geri koydukça yıktın, kumdan kaleymiş meğer, tüm sert duruşum senin karşında bir nefesine yıkılırmış meğer. Neden yıktın?
Bilinçliydim ben, sevmedim seni. Sevseydim canım yanardı ama inan bu öyle zordu ki senin karşında. Seni sevmek kolaydı ben sevmemeyi seçtim.
Yepyeni duygular ürettirdin bana ve ben bu sevgi değilse ne bilmiyorum. Daha önce sevdim biliyorum, bu o değil. Bu yeni bir şey. Dünyanın varoluşundan bu yana ilk defa benim bulduğuma inanabileceğim kadar salağım bu konuda.
Bilinçliydim ben, sevmedim seni. Sevseydim seni çok kötü biri yapardı sevgim. Sevmeyeceğin bir insana kendini sevdirmiş olmak seni çok kötü biri yapardı. Ama yemin ederim, bu çok zordu.
Kelimeler ürettim kendimce, anlamı ağır olan sevgiden kaçmak için. Ama daha da ağırlaştı yeni kelimelerim, anlamlar yükledikçe. Oysa sen ne de rahattın kelimelerle. Kocaman anlamları yükledin sırtlarına. Seviyorum dedin söylediğin kadar sevmedin.
Yıktığın tuğlalara gel bir bak şimdi. Hiçbir nefes kalmadı ardında. Tuzla buz enkazın ortasında bıraktın. Ben seni sevmedim. Seni önce sevmeyi mi öğrenmeliyim enkazından çıkmak için? Böyle kaldım. Ah, ne çok sevgi kaybettin. Kimse sevmez seni böyle, bunu bil. Kimse sevilmez böyle, nasıl sevildin?
Sen de yoksun şimdi. Beni kim gömecek tuğlaların ardına?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder